World of Romantik

Bir ömür böyle geçti


İstanbula ilk defa gidiyordum, Bulgar vizesini oradan alıp Almanya trenine binecektim. Bütün hazırlıklarım tamamdı, bir valize birkaç giyecek, almanyada bulamıyacağım bazı yiyecekler koymuştum. Bulgar visesini hemen alamayacağımız için Galata köprüsü cıvarında bir otelden oda tutup çevreyi dolaşmaya çıktım. Galata köprüsünün karşısına geçip sandalda ekmek arası balık satanlardan balıkekmek alıp yedim, oralarda biraz dolaşıp otelin yolunu tuttum. Köprüden etrafı seyrederek otel tarafına geçince balıkekmeğin iyice susattığını hissettim ve ilk büfeden bir ayran alıp bir dikmede bitirdim, bitirdim ama arkasından bir korku bastı, balık ve yoğurt birarada yenmezdi ve ben ayranın yoğurttan yapıldığını içtikten sonra düşünmüştüm. Otelde çift kişilik odada kalıyordum, oda arkadaşıma olayı anlattım eğer bende zehirlenme belirtisi olursa hemen hastahaneye yetiştirmesini rica ettim.

Türk işçilerini Almanyaya götüren trene binmek on yıl sonra banada kısmet oluyordu, biletim Münihe kadardı oradanda Hamburga geçecektim.

Gidecek hiçbir yerim yoktu, elimde sadece bir ortaokul arkadaşımın adresi vardı ve onuda senelerdir görmemiştim. Kardeşiyle öğretmen okulunda beraber okuduğumuz için kontak tamamen kesilmemişti.

Trenin hareketini heycanla beklerken, içimde göreceğim ülkelerin merakıyla memleketten ayrılmanın hüznü yer değiştirip duruyordu. Bu Edirneye kadar böyle devam etti, Edirneden Bulgaristana geçince hüzün ağır basmaya başladı.

Orta okulda birazcık almanca öğrenmiştim ama ilk sayfadan öteye geçememiştim, ya almanca öğretmeni bulunamıyordu yada anlattıklarını biz anlamıyorduk. Aklımda tek kalan ' Das ist das Bild ve das Bild hängt an der Wand cümleleriydi, ben bukadarıyla Almanyada yol bile soramazdım.

Allahtan trende Münihin yakınında çalışan bir arkadaşla tanıştım o bana Münihte yardımcı olacaktı yoksa ben ne Hamburga giden treni bulabilirdim nede biletimi alabilirdim bu kadar almancayla.

Yolculuk üç gün sürecekti Kendime pencere kenarında bir yer bulmuştum. Gündüz geceyi gece gündüzü kovaladı, istasyonlar sınırlar, sınır kontrolları ve bilet kontrolları derken Münihe geldik, arkadaşla beraber trenden indik, Hamburg biletini aldık,valizimi bagaja verdik, trenin kalkmasına daha bir saatten fazla vardı. Arkadaş benim köye giden trenin kalkmasınada daha vakit var sen buraları tanımıyorsun biyerlere gidelim sana buranın meşhur pastası var ondan ısmarlayayım dedi ve beraberce Karstad adlı alışveriş merkezinin kafeteryasında güzel bir pastayla fanta ve kola karışımı olan o bölgede spezi denilen bir içecek ısmarladı. Trenimin kalkacağı perona geldik ve vedalaştık artık Hamburg yolculuğu başlıyordu.

 

Kostenlose Webseite von Beepworld
 
Verantwortlich für den Inhalt dieser Seite ist ausschließlich der
Autor dieser Homepage, kontaktierbar über dieses Formular!