World of Romantik

Bir ömür böyle geçti


SOĞUCAK
Mersinde Yenimahallede bizim sokakta bakkal dükkanı olan Ali amca vardı. Arap asıllı göçmen olduğu için arap Ali derlerdi. Birgün Ali amca bize geldi, yayladan bir arsa buldum, iki ev yaptırmaya yeter, gelin arsayı ortak alıp oradada komşu olalım dedi. Bu fikir bizede makul gelmişti, hemen kabul ettik ve böylece Soğucak Yaylası maceramız başlamış oldu.
Arsa köyün güzel bir yerinde, Karalar Oluğu denilen çeşmenin yanıbaşındaydı. Kaynağı çeşmenin hemen arkasındaki kayanın arasındaydı, çevrenin içimi en güzel suyu bu çeşmede olduğu için ta uzaklardan gelip içme sularını buradan götürüyorlardı.
Arsanın yerinide çok beğenmiştik, Ali amca arsanın üst tarafını alıp bir çardak yaptırdı. Bize ayrılan alt kısmına 1962 yılında derme çatma, priketten yapılmış, alt ve üst katı birer odadan olşan bir dubleks yaptırdık. Üst kattaki odaya odanın önündeki tahta terasa dayalı tahta merdivenden çıkıyorduk..
Yolcu azlığı ve yayla yollarının bozukluğu nedeniyle köye otobüs işlemiyordu. Köye otobüse benzetilmiş bir kamyonla gelip gidiyorduk, günde iki sefer vardı biri sabah, biride akşam. Kamyona ikinci kat yapılmıştı, kasasının içine tahtalardan oturacak yerler yapılmıştı üst kat yük ve bağaj için kullanılıyordu. Hafta sonları çok yolcu olunca, Güverte diye adlandırılan üst katada yocu alınıyordu ve maceralı bir yolculuk başlıyordu. Tamamı yaklaşık otuz kilometre olan yol yükün çokluğu, yolların bozuk, dik ve virajlı olası nedeniyle zor katediliyordu bu nedenle yolun yarı yerinde Dalakderesinde yarım saat mola veriliyordu. Burada bulunan kahvede çaylar içiliyor, herkes yanında getirdiği birşeyleri yiyor ve çocuklarda büyük çınar ağaçlarının altındaki su göleklerinde yüzen küçük balık yavrularını kovalıyordu.
Bizim evden bakınca çeşmeden hemen sonra büyük birboşluk vardı, birkaç yüz metre ilerde üzüm bağlarının içinde Eşebe’nin (Ayşe ninine) evi vardı. Bizim evin önündeki yol  Eşebenin evinin alt tarafındaki üzüm bağıyla  köy mezarlığının arasından geçerek Kepirli köyüne giden yola birleşiyordu. Bu büyük boşluğa yaz gelince yaylada evi olmayanlar çatma deneen çadırlar kurarlardı. Çadır kuranlar arasında deveciler ve davulcularda vardı, develerin çeşmeden su içişleri, akşamları köyün sesizliğini bozan kurbağa ve uzaktan gelen davul zurna sesleri yaylaya ayrı bir ahenk katardı.
Şimdi şehirleşen Soğucakta heriki evden bir evin önünde özel araba, saatte bir kalkan dolmuşlar ve günde birkaç sefer yapan belediye otobüsü var. Mersinden buraya arabayla yirmi dakikada geliniyor.

Burası benim villam olacaktı, arsayı oldukça ucuz almıştım,yeride çok güzeldi. Karşı yamaç alabildiğine çam ormanı ve arka tarafta birkaç yüz metre ilerde sarp kayalıklar yükseliyordu. Rahmetli babam çok güzel bir villa planı çizdirmişti. İlk etpta bir kuyu kazdırdık ve çok güzel içimi olan bir su çıktı. Babam boş duramıyordu eline geçen ilk parayla temelini attırıp, bahçesine ağaçlar ekmeye başladı. izine gittikçe bende para takviyesi yapıyordum ve babam mersindeki dükkandan aldığı kiralarla hemen malzeme alıp yeğenimle birlikte inşaata taşıyorlardı.

Bikaç sene içerisinde bahçe malzemelerinin konacağı zemin katı ve üç tarafı teras ve balkonla çevrili olan,amerikan usulü açık mutfaklı salon bulunan üst kat bitmişti. Onun üstünede yatak odaları ve banyo yapılacaktı ama babam yaşlandığı ve benimde vaktim olmadığı için devam edemedik. Daha sonraki yıllarda oturan kiracılar harabeye çevirdiği için 2011 yılında arsa fiatına sattım.

Kostenlose Webseite von Beepworld
 
Verantwortlich für den Inhalt dieser Seite ist ausschließlich der
Autor dieser Homepage, kontaktierbar über dieses Formular!